9 Temmuz 2011 Cumartesi

''Beni sevebilir misin?'' diye sordu. 
''Seni zaten seviyorum.'' dedi Aziz gülümseyerek. 
''Ama daha beni tanımıyorsun bile...'' 
''Seni tanıyorum.'' diye üsteledi Aziz emin bir sesle. 
''Benimle ilgili bilmediğin o kadar çok şey var ki..'' 
''Seni tanımam için çok şey bilmeme gerek yok.Senin özünü görüyorum..'' dedi Aziz. 
Ve Ella bu cümleyi bir yerden hatırladı.Sanki ağzından çıkan kallavi cümleler beklemediği anlarda ona geri dönüyordu.Çember gibiydi hayat.Ne verirsen aynen iade ediyordu.Çılgınlıktı bu.!.. '' 

4 yorum:

  1. Araf'dan bu satırlar değil mi, yanılmıyorsam... seviyorum ben bu kadını, hani tümden değil de edebi kimliğini daha ziyade. pazar sabahına sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. teşekkürler Nilcim. Bu blogu çok kullanamıyorum, ancak o an çok içime işleyen bir söz fln varsa yazıyorum. Elif Şafak cümle ustası bir insan ben de severim. Tümüne geldiğinde ise, asil bir duruşu ve huzurlu bir görünüşü olduğuna inanıyorum. Huzurlu Salı'lar. :)

    YanıtlaSil
  3. kitabı okumayı yarım bırakmıştım,sınavlar nedeniyle,gördüğüm iyi oldu,hemen okumaya devam edeyim :)

    YanıtlaSil
  4. Bugün 4 Temmuz 2012...
    Bu yazıyı tam bir yıl önce yazmışsın Luna.
    Hem de kitabı alıp, bir yıl sonra okumaya karar verdiğim ve soluksuz okuduğum tarihlerde...Kitabı okumayı bir türlü beceremediğimi, beni sarmadığını söylediğimde bir arkadaşım,belki de zamanı gelmemişti, demişti. Aslında zamanının geçtiğini kitabı bitirince anladım..."Zahara olmak hoştur amma Ella olmak başkadır başka" diyorum şimdi...Hüzünle...
    Öksüz kalan bu blog beni işte bu son yazınla iyice vurdu...

    YanıtlaSil